Halkımın Müziği

31 Ağustos 2011 by B.Selçuk ÖKSÜZ
Leave a reply »
WP Greet Box icon
Merhaba! Selcukoksuz.com adresine hoş geldiniz. Eğer yeni iseniz ve içeriğimizi takip etmek isterseniz RSS Abonesi Olabilirsiniz.
Mailinize onay mesajı gönderilecektir. Cevaplamayı unutmayınız.

Çok enteresandır günümüz gençliğinin büyük bir kısmı izlediklerinden midir, yoksa etrafında çok fazla yabancı tanıdığı olduğundan mıdır bilinmez aslımıza ait müzik kültürünü unutmakta yada yadırgamakta. Belki de sebebi üç günde yapılmış albümlerin piyasa cirit atmasından da olabilir. İçeriğine bakılmadan, sadece ritmik bir kaç melodi ve karışık bir kaç söz içeren o kadar çok albüm var ki? Bunları dinleyince insanın kendi kültürünü geri kabul etmesi zor oluyor galiba.

En nihayetin de bir çok şey için kampanyalar düzenleyen halkımızı yada gençliğimizi biraz da kendi halk müziği ile uyandırmak istemem aslında bu yazımda ki amacım. Çünkü ne olduğunu bilmeyen bir nesil ne olacağına sadece çevresinde gördükleri ile ve nefsinin istikametinde karar verir düşüncesindeyim. Ders alınmak istendikten sonra o kadar çok köklü bir geçmişi var ki Türklerin en ufak köşesi bile insana çok şeyler katabiliyor, tabi alana.

İşin sadedi bugün TRT radyosunu dinlerken bir halk müziği ile bir anda durakladım (şuanda dünlediğiniz) ve bu konuyu yazma ihtiyacı duydum. Eskiler belki bilir ama yenilerin hepsi bilmeyebilir; sizleri ile tanıştıracağım. Söylediği parça ise Bayramdan Bayrama parçası idi. Gurbeti bilen ve ayrı kalmak konusunda kendince tecrübesi olan bir insan olarak parça beni gerçekten etkiledi. Bu sebeple Emel Taşçıoğlu’nu araştır.

Emel Taşçıoğlu

Emel Taşçıoğlu

1964 doğumlu olan Emel Taşçıoğlu bir TRT sanatçısıdır. Bir çok ödülü var. Ama iki şey dikkatimi çekti biyografisinde;

Birincisi söylediği şu sözler; “Eğer ayağıma şalvar geçirip kasnak kesmeseydim ve oruçlu olarak tarlalarda mercimek yolmasaydım bu milletin türkülerini de anlayamazdım.” diyor ve bu toprağın, bu diyarların insana neler katabileceğini resmen gözler önüne seriyor. Zaten parçalarında ki yorumu bunu bire bir algılatıyor. Sesi ve notların birleşimi gerçekten insanı bir başka diyara götürüyor. Belki parçanın şuan bayramda olmamız sebebi ile günün anlam ve önemine hitap etmesinde de vardır etkisi.

Bir diğer dikkatimi çeken şey ise; daha öncesinden o kadar ödülü ve çalışmaları olan bir TRT sanatçısı neden kırk yaşında ilk albümünü yapar(!) Yanda da görüldüğü üzere albümün ismi “Sel gider Kum kalır” bu bile günümüzde ki bir çok şarkının ne denli yalan yada yapmacık olduğunun kanıtıdır herhalde. Albümün ismi bile bazı şeyleri anlatır nihayetinde.

Sonuç olarak ne dinlediğimiz bile önemlidir, ne olduğumuz kadar.

Yazar Hakkında

Bilgisayarla yaşamayı bir tarz olarak benimsemiş, teknoloji ile tamamen içli dışlı bir; web tasarımcı, yazılımcı, donanımcı, blog yazarı ve bilgisayar mühendisidir.

B.Selçuk ÖKSÜZ
B.Selçuk ÖKSÜZ kullanıcısının tüm yazıları.

Arama Sorguları

  • emel taşçıoğlu hayatı (47)
  • emel taşçıoğlu (26)
Advertisement

Bu Yazıyı Beğendiniz Mi?

0

Bir Cevap Yazın

Sizin Yorumunuz Nedir?

%d blogcu bunu beğendi:
Gizlilik Hakları